Photo 1 Jun 1 note devinimsizliğin bambaşka sesleri duyduğu saatlerde,
ve evet, geceyi yapan biri var!

devinimsizliğin bambaşka sesleri duyduğu saatlerde,

ve evet, geceyi yapan biri var!

Photo 1 Jun 3 notes 
seni en çok çıldırtan şey, nesnelere ilişkin durumlarda ya da insan eylemlerinde rastlantısalın, yazgısalın, olasının insafına kalmış olmak, senin ya da başkalarının umursamazlığının, üstünkörülüğünün, özensizliğinin kurbanı olmak. bu gibi durumlarda sana egemen olan tutku o dalgınlığın ya da umursamazlığın huzursuz edici etkisini silmek; olayları olağan akışına döndürmek sabırsızlığıdır


seni en çok çıldırtan şey, nesnelere ilişkin durumlarda ya da insan eylemlerinde rastlantısalın, yazgısalın, olasının insafına kalmış olmak, senin ya da başkalarının umursamazlığının, üstünkörülüğünün, özensizliğinin kurbanı olmak. bu gibi durumlarda sana egemen olan tutku o dalgınlığın ya da umursamazlığın huzursuz edici etkisini silmek; olayları olağan akışına döndürmek sabırsızlığıdır

Photo 1 Jun 2 notes 
sözlerim, senin etrafında hangi ülkeyi kurarsa kursun, bu sarayın yerinde kazıklar üzerine kurulmuş bir köy de olsa, meltem sana çamur dolu bir nehir ağzının kokusunu da getirse, sen hep kendi durduğun yere benzer bir yerden göreceksin onu…


sözlerim, senin etrafında hangi ülkeyi kurarsa kursun, bu sarayın yerinde kazıklar üzerine kurulmuş bir köy de olsa, meltem sana çamur dolu bir nehir ağzının kokusunu da getirse, sen hep kendi durduğun yere benzer bir yerden göreceksin onu…

Photo 1 Jun 1 note 
daha mı iyi çıplak ayaklarını yakan geniş kumsalın bitmesi?çünkü sonrası büyük, soğuk deniz..


daha mı iyi çıplak ayaklarını yakan geniş kumsalın bitmesi?
çünkü sonrası büyük, soğuk deniz..

Photo 1 Jun 1 note en az iki kişidir
bir insanda aşk olmak
onları da birbirine bağışla

en az iki kişidir

bir insanda aşk olmak

onları da birbirine bağışla

Photo 1 Jun something about ghost (tık&tık)
düşlerne kadar safsalar o yükseklikten düşer ölürlerşimdi dört yapraklı bir yoncayı kokluyorum beneski düşüncelerin gömütünde boy atmış yoncave soruyorum saflığın ve bekleyişin kefeninde toprak olan o kadın gençliğim miydi benim…

something about ghost (tık&tık)

düşler
ne kadar safsalar o yükseklikten düşer ölürler
şimdi dört yapraklı bir yoncayı kokluyorum ben
eski düşüncelerin gömütünde boy atmış yonca
ve soruyorum saflığın ve bekleyişin kefeninde toprak olan o kadın gençliğim miydi benim…


Photo 1 Jun 2 notes aşktır, yırtıldı yırtılacak bir anı gibi 
eski sesli haziranın tam ortasından, 
tam duyuldu duyulacak derken yalnızlığın 
sesi aşktır, açılır bir şiirin her yerinde: 
-yalnızlık kokuyorsun demiş miydi edip bey, 
öyleyse haziran kokuyorsun demiştir bir de 
şunu: bir anıya bir başka anıdan ne 
kalır, elbet aşkın ortasında haziran kalır! 
bir yazı bile şurda-burda birlikte 
tamamlamadan henüz, bir yaz daha 
çıkarma telaşından sakın! ne haziran 
kalır geriye ne o adamla kadın! 
şimdiden teşekkürler bir anıyı böyle 
dayanıklı kılan iyiliğine, 
aşkın ve haziranın trenini kaçırma, 
ocakta ateşçi ol ve öv onu, 
hızlı geçen şubatta yavaşlığına bak kırların, 
martta makas değiştir, 
istasyonda bekleyen çocuğu benim için öp, o senin çocukluğun! 
mayısı havalandır, sonrası hazirandır… 

hazirandır, yalnızlık gibi aşkın ortasındadır. 

aşktır, yırtıldı yırtılacak bir anı gibi 

eski sesli haziranın tam ortasından, 

tam duyuldu duyulacak derken yalnızlığın 

sesi aşktır, açılır bir şiirin her yerinde: 

-yalnızlık kokuyorsun demiş miydi edip bey, 

öyleyse haziran kokuyorsun demiştir bir de 

şunu: bir anıya bir başka anıdan ne 

kalır, elbet aşkın ortasında haziran kalır! 

bir yazı bile şurda-burda birlikte 

tamamlamadan henüz, bir yaz daha 

çıkarma telaşından sakın! ne haziran 

kalır geriye ne o adamla kadın! 

şimdiden teşekkürler bir anıyı böyle 

dayanıklı kılan iyiliğine, 

aşkın ve haziranın trenini kaçırma, 

ocakta ateşçi ol ve öv onu, 

hızlı geçen şubatta yavaşlığına bak kırların, 

martta makas değiştir, 

istasyonda bekleyen çocuğu benim için öp, o senin çocukluğun! 

mayısı havalandır, sonrası hazirandır… 

hazirandır, yalnızlık gibi aşkın ortasındadır. 

Video 31 May 7 notes
Photo 31 May 3 notes what’s wrong (tık&tık)

what’s wrong (tık&tık)

Photo 31 May 4 notes 
ve işte senden daha yalnız değil mi ayaklarının altında titreyen gökyüzü? 


ve işte senden daha yalnız değil mi 
ayaklarının altında titreyen gökyüzü? 

Photo 31 May 7 notes 
ve karatahtaya taş sözcüğünü yazar yazmaz çocuklarulu ağaçlardan sığırcıkların çığlık çığlığa kanat çırparakuçup gittiklerio andan…


ve karatahtaya taş sözcüğünü yazar yazmaz çocuklar
ulu ağaçlardan sığırcıkların çığlık çığlığa kanat çırparak
uçup gittikleri
o andan…

Photo 31 May 1 note 
küçük şeylerden filizlenen, büyüyen balta girmemiş orman. ona yazgı diyoruz, ama masa saatinin içine nasılsa girip altı rakamının dibinde ölmüş kalmış küçük bir sinek de diyebiliriz. çünkü artık burada, bu dünyada her şey parçalar halinde ve her bir parça diğerinin yerine geçebiliyor. yadırgamıyoruz. çıldırmamız gerek ama yadırgamıyoruz. ben örneğin hem kendini beğenmiş biri hem bir akvaryum balığı olabiliyorum, tül tül yüzgeçlerimle aptallık ve ölüm taşıyorum. bu balık gerçeğin kendisi olabiliyor, ama gerçek daima biraz hüzünlüdür. gerçeği ararken bir yandan da bulduğumuz anda değiştirmeyi düşleriz. çünkü aynı zamanda gerçek daima biraz utanç vericidir.utanç bizi ikiye böler. ikiye bölünmenin en dayanışmaz yanı, iki parçanın da hâlâ canlı olmasıdır. insan herhalde bu yüzden kendini öldürmeye kalkışır. ikisinden biri gitsin, der.bilge her zaman tek parçadır ve bir tepeyi tırmanır. zaten bilgeden beklenen de budur. bilge tepeyi tırmanırken, yukarıdan bakıyorum yine de körüm, der geniş kanatlı kuş. dilimi ısırdım derdim içimde kaldı, diye inler taş. kuşun gördüğünü olmak ister bilge, taşın derdini dinleyen. çünkü ondan beklenen budur.ben bilge değilim.bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avucumda dünya. şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır, ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu olmadı çünkü, olmadı işte.nafile


küçük şeylerden filizlenen, büyüyen balta girmemiş orman. ona yazgı diyoruz, ama masa saatinin içine nasılsa girip altı rakamının dibinde ölmüş kalmış küçük bir sinek de diyebiliriz. çünkü artık burada, bu dünyada her şey parçalar halinde ve her bir parça diğerinin yerine geçebiliyor. yadırgamıyoruz. çıldırmamız gerek ama yadırgamıyoruz. ben örneğin hem kendini beğenmiş biri hem bir akvaryum balığı olabiliyorum, tül tül yüzgeçlerimle aptallık ve ölüm taşıyorum. bu balık gerçeğin kendisi olabiliyor, ama gerçek daima biraz hüzünlüdür. gerçeği ararken bir yandan da bulduğumuz anda değiştirmeyi düşleriz. çünkü aynı zamanda gerçek daima biraz utanç vericidir.
utanç bizi ikiye böler. ikiye bölünmenin en dayanışmaz yanı, iki parçanın da hâlâ canlı olmasıdır. insan herhalde bu yüzden kendini öldürmeye kalkışır. ikisinden biri gitsin, der.
bilge her zaman tek parçadır ve bir tepeyi tırmanır. zaten bilgeden beklenen de budur. bilge tepeyi tırmanırken, yukarıdan bakıyorum yine de körüm, der geniş kanatlı kuş. dilimi ısırdım derdim içimde kaldı, diye inler taş. kuşun gördüğünü olmak ister bilge, taşın derdini dinleyen. çünkü ondan beklenen budur.
ben bilge değilim.
bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avucumda dünya. şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır, ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu olmadı çünkü, olmadı işte.
nafile

Photo 31 May 6 notes 
her şeyi yerli yerinde, tıkır tıkır işleyen bir hayat kurduğunda, o hayatı yerle bir edecek bir felaket kurgulamak da farz olur…insan yarattığını yok edebilmek de ister.


her şeyi yerli yerinde, tıkır tıkır işleyen bir hayat kurduğunda, o hayatı yerle bir edecek bir felaket kurgulamak da farz olur…

insan yarattığını yok edebilmek de ister.

Photo 31 May 5 notes 
ya bir gün, bunca yıl kafamda biriktirdiğim sözcükler boşalıverirse?  çene kemiklerim açılırsa? beynime üşüşen imgeleri durduramazsam.


ya bir gün, bunca yıl kafamda biriktirdiğim sözcükler boşalıverirse?  çene kemiklerim açılırsa? beynime üşüşen imgeleri durduramazsam.

Photo 31 May 5 notes 
yolculuğa çıkarken, evde kendimden iz kalsın istemem nedense. giysilerimi ortadan kaldırırım, saç tokalarımı gizlerim. bu, ‘ben artık hiç yokum’, demektir ama hazırlanma tedirginliğini atlatana kadar günlük gazeteleri, yarım bıraktığım romanları inceden inceye okur bitiririm ki, o gün orada olduğum belli olsun.


yolculuğa çıkarken, evde kendimden iz kalsın istemem nedense. giysilerimi ortadan kaldırırım, saç tokalarımı gizlerim. bu, ‘ben artık hiç yokum’, demektir ama hazırlanma tedirginliğini atlatana kadar günlük gazeteleri, yarım bıraktığım romanları inceden inceye okur bitiririm ki, o gün orada olduğum belli olsun.


Design crafted by Prashanth Kamalakanthan. Powered by Tumblr.