Photo 22 Oct 10 notes cünkü geyikler kavga ettiklerinde, boynuzları birbirine dolanır ölürlermiş..

cünkü geyikler kavga ettiklerinde, 
boynuzları birbirine dolanır 
ölürlermiş..

Photo 20 Oct 11 notes sonbahar uzaktan bakmaktı sana sonbahar yeniden ölüm mithatpaşa caddesi’nde yürüyorum kim bilir bu duyguyu kaçıncı kez yaşıyorum güzelyalı tenha bir gece olmuş izmir’de hep senin gözlerini görüyorum yaşamak yumuşak dikenlerinde yokluğunun ikimizde iki ayrı evrende iki ayrı barışbir uyumu eylemek zordur bunun gibi uyum yokluğuysa uyumsuzluğun…

sonbahar uzaktan bakmaktı sana 
sonbahar yeniden ölüm 

mithatpaşa caddesi’nde yürüyorum 
kim bilir bu duyguyu kaçıncı kez yaşıyorum 
güzelyalı tenha bir gece olmuş izmir’de 
hep senin gözlerini görüyorum 
yaşamak yumuşak dikenlerinde yokluğunun 
ikimizde iki ayrı evrende iki ayrı barış
bir uyumu eylemek zordur bunun gibi 
uyum yokluğuysa uyumsuzluğun…

Photo 20 Oct 8 notes bir dağın uzantısı olmak sana yetmediği zaman gör ki sıradağlar talanda… sözlere bak, bağı çözük çiçekler gibi ortada, dağılmış duruyornerdesin? hangisinde? solmakta mısın
                        doğrularda ve yalanda?                                      
işte hangi uçurum dillerinin dip kuytularında olmak beni sana göre daha sınırda kılar? ve aramızdaki sınır 
                  hangi kaybolmalarda                                      
tenhayla çizilmiştir? her şeydir, savrulur, ama bir şey direnir o hala bende kalanda kayboldum akarsudan sözlerde aktıkça yıpranan şiirlerde ve en yabanıl olanda… şimdi kim dindirecek erguvanları bende? çünkü söz'üm ben, söz'üm, 
               hem bulandım                                             
hem de arındım aynı zamanda

bir dağın uzantısı olmak 
sana yetmediği zaman 
gör ki sıradağlar talanda… 
sözlere bak, bağı çözük çiçekler 
gibi ortada, dağılmış duruyor
nerdesin? hangisinde? solmakta mısın

                        doğrularda ve yalanda?                                      


işte hangi uçurum dillerinin 
dip kuytularında olmak 
beni sana göre daha sınırda kılar? 
ve aramızdaki sınır 

                  hangi kaybolmalarda                                      

tenhayla çizilmiştir? 
her şeydir, savrulur, ama bir şey 
direnir o hala bende kalanda 

kayboldum akarsudan sözlerde 
aktıkça yıpranan şiirlerde 
ve en yabanıl olanda… 
şimdi kim dindirecek erguvanları bende? 
çünkü söz'üm ben, söz'üm, 

               hem bulandım                                             

hem de arındım aynı zamanda

Photo 20 Oct 12 notes artık hiçbir şeye karşı değilmiş gibi kayıtsızımyolculuğun sonunda ormanda duyduğum sesi öldürdümamacım yoktu sesi öldürürken, ses öldüğü için de hala amaçsız sayılırımormana karşı değilmiş gibi kayıtsızdımormandan çıkınca şehrin ışıkları ve ışıkların suda işaret ettiği anlamların adı olan dünya ile karşılaştımdünyaya karşı da kayıtsızım…

artık hiçbir şeye karşı değilmiş gibi kayıtsızım
yolculuğun sonunda ormanda duyduğum sesi öldürdüm
amacım yoktu sesi öldürürken, ses öldüğü için de hala amaçsız sayılırım
ormana karşı değilmiş gibi kayıtsızdım
ormandan çıkınca şehrin ışıkları ve ışıkların suda işaret ettiği anlamların adı olan dünya 
ile karşılaştım
dünyaya karşı da kayıtsızım…

Text 18 Oct 11 notes

*kaç yıl, kaç suskunluk özlemek?

Photo 18 Oct 9 notes iskelenin aynası ve aynadakilerin işaret ettiğianlamların adı olan dünyaki ona bakarken hayatımıza bakardıkya da şöyle söyleyeyim:hayatımıza bakarken sanki ona bakardık…

iskelenin aynası ve aynadakilerin işaret ettiği
anlamların adı olan dünya
ki ona bakarken hayatımıza bakardık
ya da şöyle söyleyeyim:
hayatımıza bakarken sanki ona bakardık…

Photo 18 Oct 19 notes "anlamıyorum seni" diyen birine kendimi anlatmaküzere uzattığım kitap hala okunmadığı için,bir gecenin sonunda anlatılmamak için yaşanmışgönderilmemek üzere yazılmış bir mektuba koyarak…mantıklı olan her şeyin nedenini aradımnedenini aramadığım için artık yalnızca ölümüve aşkı seviyorumkonuşma haline gelmeyen şeylerisusmalı ve sonra ormanın güzelliğinden söz etmeli:"kış henüz gelmişti, kar tertemiz ve her yer bembeyazdı”biz de mutluydukkimimizin sevgilisi vardısevgilisi olanların üstüne bir taş duvar yıkılıyordutaş duvar üstümüze sessizce yıkılıyorduses ölmüştü çünkü nedenini aramadan…

"anlamıyorum seni" diyen birine kendimi anlatmak
üzere uzattığım kitap hala okunmadığı için,
bir gecenin sonunda anlatılmamak için yaşanmış
gönderilmemek üzere yazılmış bir mektuba koyarak…
mantıklı olan her şeyin nedenini aradım
nedenini aramadığım için artık yalnızca ölümü
ve aşkı seviyorum
konuşma haline gelmeyen şeyleri
susmalı ve sonra ormanın güzelliğinden söz etmeli:
"kış henüz gelmişti, kar tertemiz ve her yer 
bembeyazdı”
biz de mutluyduk
kimimizin sevgilisi vardı
sevgilisi olanların üstüne bir taş duvar yıkılıyordu
taş duvar üstümüze sessizce yıkılıyordu
ses ölmüştü çünkü nedenini aramadan…


Photo 18 Oct 10 notes saat dört yoksun 
saat beş, yok 
altı, yedi, ertesi gün…
daha ertesi 
ve belki kimbilir…

saat dört yoksun 

saat beş, yok

altı, yedi, ertesi gün…

daha ertesi

ve belki kimbilir…

Photo 17 Oct 10 notes karanlık aynı, yarasa ayna,bu eller bu yüz’den yıkandıktan,manolya delirdıkten sonra.

karanlık aynı, yarasa ayna,
bu eller bu yüz’den yıkandıktan,
manolya delirdıkten sonra.

Photo 16 Oct 11 notes kimdi o kedi, zamanıneşyayı örseleyen korkusundaeğerek kuşları yemlerine,bana ve suçlarıma dolanan?gök kaçınca üzerimizden veyıldız dengi çözüldüğündeneydi yaklaşanyanan yatağından aslanlar geçirmişve gömütünün kapağı hep açık olana?

kimdi o kedi, zamanın
eşyayı örseleyen korkusunda
eğerek kuşları yemlerine,
bana ve suçlarıma dolanan?

gök kaçınca üzerimizden ve
yıldız dengi çözüldüğünde
neydi yaklaşan
yanan yatağından aslanlar geçirmiş
ve gömütünün kapağı hep açık olana?

Photo 16 Oct 7 notes adı ölümdü çünkü onu yarattığımız zaman,her akşam kanardı dudaklarındaki kuşölümdü adı, ona her gece taşındığımdaalışkın olduğum bir darağacından,gülerken boğazının karanlık boşluğunaölümdü, sokaklarında dolaşırdı şehrin,saat kulesini getirmişti uykularıma.o kadar ölümdü ki, o kadar da çalışkan,kimseler kurtaramazdı beni ölümden başka.

adı ölümdü çünkü onu yarattığımız zaman,
her akşam kanardı dudaklarındaki kuş
ölümdü adı, ona her gece taşındığımda
alışkın olduğum bir darağacından,
gülerken boğazının karanlık boşluğuna
ölümdü, sokaklarında dolaşırdı şehrin,
saat kulesini getirmişti uykularıma.

o kadar ölümdü ki, o kadar da çalışkan,
kimseler kurtaramazdı beni ölümden başka.

Photo 16 Oct 8 notes kimsesiz değil bu kez sensiz…

kimsesiz değil bu kez sensiz…

Photo 16 Oct 24 notes jadebox:

sırf sen görünesin diye aynada
uzun bir yaşam boyu bakmışım ona…

jadebox:

sırf sen görünesin diye aynada

uzun bir yaşam boyu bakmışım ona…

via deepsound.
Photo 16 Oct 15 notes jadebox:

böyle koşmuş koşmuş koşmuş gibiyim.. koşmuş koşmuş koşmuş gibi. saatlerdir, günlerdir aynı şarkı, aynı karanlık, aynı hüzün, aynı dağınıklık. koşmuş koşmuş koşmuş gibiyim, ötesi yok.
bir hülyanın hatırasındakasıp kavuruyorum kendimidiyorlar ki, hayat yalandır,aşk da…nasıl inanırım,o; olmak istemiş de olmamışbir yarım nefes gibi sol yanımda…

jadebox:

böyle koşmuş koşmuş koşmuş gibiyim.. koşmuş koşmuş koşmuş gibi. saatlerdir, günlerdir aynı şarkı, aynı karanlık, aynı hüzün, aynı dağınıklık. koşmuş koşmuş koşmuş gibiyim, ötesi yok.

bir hülyanın hatırasında
kasıp kavuruyorum kendimi
diyorlar ki, hayat yalandır,
aşk da…
nasıl inanırım,
o; olmak istemiş de olmamış
bir yarım nefes gibi sol yanımda…

via deepsound.
Photo 13 Oct 9 notes jadebox:

bu gece, bu orta yaş ovasında bu hat üzerinde bana bir tek söz söyle.

jadebox:

bu gece, bu orta yaş ovasında
bu hat üzerinde
bana bir tek söz söyle.

via deepsound.

Design crafted by Prashanth Kamalakanthan. Powered by Tumblr.